Cuma , 17 Nisan 2026

Köşe Yazıları

MERT BELL YAZDI: BENİ BU RÜYALARDAN UYANDIRANLAR

Bu ciddi şekilde sınandığımız yılın kafası bana nedense yeni yeni geliyor sanırım; biraz zorlanıyorum bu aralar; kafamı toplamakta, bir şeyler dinlemek ve anlamak için kafamı açmakta ve en zoru da elbette keyif almakta. Bu bakımdan içeridekini çok da beğenmediğim şu günlerde beni kendi zihninin içine sokabilen isimlerden bahsetmek istiyorum. Bu yaz çıkardığı “Karşında” ile çekim alanıma hızlı bir giriş yapan …

Devamını oku »

RECEP ÖZDAŞ “BİR BAŞKADIR”I YAZDI: NOMADİK MONAD (GÖÇEBE MOLEKÜLER)

Bu filmi (dizi değil) cinsiyet üzerinden okumak isterdim ve işim çok kolay olurdu. Şöyle derdim mesela; horlayan hegemon erkekler örtük feminist kadınların duygusal emeğiyle koltuklarından ve kanepelerinden kaldırılıp yataklara yatırılıyorlar. Fakat böylesi güçlü bir ilişkiler ağı film için tek bir damardan yapılacak yorumlar çok eksik kalırdı, filme de haksızlık olurdu. Çünkü Bir Başkadır, oyunculuk ve bedende parlayan ama bedenin kesiştiği …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: KASVET ÖNCESİ SON ŞARKILAR

Mert Bell’in seçtiği şarkılardan oluşan GZone Top 50 listesini buradan dinleyebilirsiniz. Yaz sıcaklarının elini eteğini yavaştan çektiği, artık varlığından emin olamadığım hüzünlü okul mevsimlerine doğru süzüldüğümüz şu sıralarda çıkan şarkılar bizi bu iki arada kalmışlıkta besliyor. Bunlardan ilki Sıla pek de şaşırtmayacak şekilde, bizi bir yıldır beklettiği yeni şarkısı “İnandım” ile kederlendirmeye niyetli. “İnandım” melodik olarak, Sıla’nın en kıymeti bilinmeyen …

Devamını oku »

RECEP ÖZDAŞ YAZDI: YOLLARI YORMADAN HANDE

Hande Yener’ in Carpe Diem albümü muhteşem ama bu bir müzik yazısı değil. Müzikle örülmüş bi yazı için son yılların tek Naim Dilmener’i Mert Bell in yazısına gidebilirsiniz.  Bu yazı daha çok yakın donem pop ibne-bellek yazısı gibi okunabilir. İbneliğin tarihten çok belleğe yaslandığı pek ala söylenebilir. Çünkü tarih eğilip bükülebilen, gücün etrafında şekillenen bi alan. Bellek ise bu alana sızan, girdiği her çatlaktan akan, …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: HANDE AN’A DÖNÜYOR

Nihayet Hande Yener’in 20.yıl albümü “Carpe Diem”e (en azından onun ilk yarısına) kavuştuk. Yener çalışkan bir şarkıcı ve sürekli üretiyor olmasına rağmen 2017’den bu yana ondan bir albüm dinlememiş olmak; bu arayı vermek bana çok iyi geldi açıkçası. Kariyerinin 2000-2010 arasındaki ilk on yılını tamamen orijinal ve yenilikçi bir hikaye ile çiçeklendiren ve böylesine kısa bir sürede popun en saygın …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: 2020’NİN SON YAZ ŞARKILARI

Yazın son günlerinin avucumuzdan kayıp gidişiyle aynı hızda bitirebileceğiniz bir yazı yazdım bu defa. Önceki yazının finalinde KÖFN’nin yeni şarkısı “EL”den ve bana getirdiği dans etme ve yaşama sevincinden bahsetmiştim. İkili “DANS” isimli 4 şarkılık EP’lerini de hemen arkasından patlatıverdiler. Süper cool “EL”in haricinde sanki bir Nazan Öncel şarkısını dans pistine atmış hissi veren (ve mutlaka kliplenmesi gereken) “GERİ DÖN” …

Devamını oku »

RECEP ÖZDAŞ YAZDI: LENSİ YANMIŞ İZLEYİCİNİN PORTRESİ

GZone yaşam yazarı Recep Özdaş, son yılların en beğenilen filmlerinden biri olan Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’ni. Ona hissettirdiklerini kaleme aldı. İşte bu yazı: Ayrıcalıklıları olan bir erkek bedende doğduğum ve bu yazıyı o ayrıcalık içinden yazdığım için Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’ni bu ayrıcalıklı lenslerimle izlediğim-yorumladığım gerçeğini hatırlatmak zorundayım. Zira bu film bi hatırlama-hatırlatma, öğrenme-öğretme filmi. Ama tüm bunları erkek bakışıyla estetikleştirmemek ve filmin kendisini, feminizmin tarihini ve kadın varoluşunu fetişleştirmemek için ayrıcalık lenslerimi lavabonun kenarına bırakmak, lens kutumun steril sularına …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: AĞUSTOS ELMASLARI

Ağustos yalnızca benim doğum günü ayım olması nedeniyle değil yılın en güzel şarkılarının çıkışına ev sahipliği yapması nedeniyle de çok çok önemli, kıymetli bir aydır. Bilhassa Temmuz ayının heyecanlandırmayan şarkıları ile kıyaslayacak olursam bu ay kulaklarım bayram etti diyebilirim. Mert Bell’in seçtiği şarkılarla GZone Top 50 Spotify’da. Dinlemek ve favorilerinize eklemek için tıklayın. Popta beni en çok heyecanlandıran Merve’ler ile …

Devamını oku »

AYCELL GÜREL YAZDI: İŞTE LGBTİ+’YI İLGİLENDİREN TÜM DETAYLARIYLA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan ve bu nedenle kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” son dönemde ülkemizin sıkça gündemine geliyor. Bir dönem Türkiye’nin ilk imzacı olup diğer Avrupa Birliği devletlerini de imzalamaya teşvik ettiği bu sözleşme şimdi neden tartışma konusu oldu? Öncelikle Türkiye’nin 2011 yılında …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: GÜLDÜRMEYEN VE ÖLDÜRMEYEN TEMMUZ ŞARKILARI

Yazının mesajını baştan vereyim; Temmuz ayında yayınlanan şarkılar beni çok uçurmadı arkadaşlar. Bu memnuniyetsizliğin sirayet ettiği yazıyı okumak istiyorsanız parmaklarınızı aşağıya alalım. Gökhan Türkmen’in 8 dakikalık “Yüzüme Vurma”sına bağlanamadım. Yalın’ın anlamsızca ergen tınlayan yenisi “Oyunbaz”ı ona yakıştıramadım. Hande Yener’in tropik olmaya çalışıp hiçbir şey olamayan “Bela”sı ise Yener’in ufuktaki albümünü ne akla hürmet ‘Apayrı 2.0’ zannettiğini sorgulattı bana. Ece Seçkin’in …

Devamını oku »

RECEP ÖZDAŞ YAZDI: HAZİRAN GÜNCESİ

Heidi Hartmann muhteşem eseri “Marksizm’le Feminizmin Mutsuz Evliliği”nde bu iki büyük modern teorinin çatıştığı yeri anlatır. Bu çatışmadan da başka bir ilişki üretir. Oysa bugün kendini kuir diye tanımlayan çok küçük bazı çevrelerin feminizmle olan ilişkisi açık ilişki kıvamında bile değil. Çünkü önerdikleri bir şey yok. Sadece çıkmazları gösteriyorlar, bunu da ben yaparım temelsizligiyle doldurmaya çalışıyorlar, ödüller dağıtıyorlar. Oysa insan kuirle feminizmin ilişkisinden çokeşli, çok aşklı devrimci ilişki biçimleri bekliyor. Bi belediyenin çok amaçlı konferans salonunda birbirine benzeyen 10 kişinin amaçsız sahne kaygısını, kavgasını değil.  Bu çıkmaz sokağın belediye tiyatrosunda biten yıl sonu gösterilerinin düzenlemesinde son yıllarda Onur Haftası Komitesi var. “Sokaklar bizim” deyip, fikir üretemedikleri yan yollardan, daldıkları teorik çıkmaz sokaklardan ona buna domates fırlatıyorlar. Bu yıl kurguladıkları bazı kategorilerde birçok feminist ismi aday göstermeleri, GZone gibi kuruluşları geymerkezcilikle suçlamaları domatesi yüzlerine gözlerine bulaştırmalarıyla ilgili.O geymerkezci platformlar, “eleştirileri aldık, gelişiyoruz” derken, eleştirdikleri insanlar kendilerini açıklamaya çalışırken, kimler Onur Haftası Komitesinin safında kimler değil, bilmeyecek kadar saf olmalarını isterdim ama sanki olayda bi hinlik var. Kimlik siyasetinin dışarıda bırakan sinsiliği Onur Haftası Komitesinin üstüne sinmiş. …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: ONUR AYI’NDAN TEMMUZ’A KALAN ŞARKILAR

Evlerden çıkıp yavaştan yeni normale adapte olduğumuz ama gidişatımızın pek de hayırlı gibi görünmediği şu dönemde Onur ayımızı ve haftamızı da kutladık var gücümüzle; aşağısı da bize yakışmazdı zaten. Ama bu Onur haftasının bombasını yeni şarkısı “Ay” ile Nuri Harun Ateş patlattı. Kendi yazdığı manifesto niteliğindeki sözleri ile tüm LGBTQ+ ailesine güç veren Nuri Harun’un bugüne kadar yayınladığı belki de …

Devamını oku »

RECEP ÖZDAŞ YAZDI: ESKİNİN GÜNLÜĞÜ

Bu yazı bir müzik yazısı değil. Daha çok kendi yargıları, yergileri ve övgüleri olan bi  deneme ve bellek yazısı gibi okunabilir. Okurken şu sorulara dikkat çekmenizi öneririm. Eski nedir? Yeni kimdir? Ezginin Günlüğü eskilerin toplamı mıdır? Ezginin Günlüğü onuruna üretilen yeni albüm yenilerin günlüğünden bir fazlası mıdır? Çünkü yazı bende bu sorularla başladı. 90’ların pop-gay çocukları 2000’lerde, üniversitede, Ezginin Günlüğü’yle …

Devamını oku »

MERT BELL YAZDI: YASAK ALTINDA ŞARKILAR

Sokağa çıkma yasaklı son hafta sonu olmasını dilediğim bu sessiz cumartesi sabahından yazıyorum. Bayram da olsa seyran da olsa; çalışsanız da çalışmasanız da maalesef tüm günler birbirinin aynısı olmaya başlamıştı (benim için Çarşamba hariç – o akşam canlı yayınım oluyor, hala izlemediyseniz üzülürsünüz). Bu garip halin içinde yeni şarkılarını, albümlerini paylaşmaya cesaret eden her şarkıcıyı ve müzisyeni desteklememiz gerekiyor diye …

Devamını oku »

TUĞBA BADAL YAZDI: AŞKIN ÖLÜMÜ KORONA’DAN OLSUN

9 Mart gecesi… Sesimin perdesini çektim. Islak geceyi kapının önüne bıraktım. Durmaksızın miyavlayan kedilerin mamalarını verdim. Alarmıma sabah beni uyandırması için güzel bir not bıraktım. Bildiğim rüyalara yattım. 10 Mart 2020 İlk vaka. İlk panik. İlk korku. Sağlık Bakanı’nın adını öğrendim. Maskeli bir şehre uyandım. Vapur iskelesinde bekleyen tedirgin suratlara baktım. Birkaç adım geriye gittim. Havayı kolumla arşınladım. Covid-19 tipi …

Devamını oku »