Son birkaç gündür özellikle yandaş medyada kendisine yer bulan ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki LGBTİ+ bireyleri hedef gösteren yayınları tehlikeli boyuta ulaştı.
Yandaş medyanın Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü hakkındaki ilk haberi, grubun kapalı bir mail grubu içerisinde İstiklal Marşı’nın sözlerini değiştirmesi hakkındaydı. Tamamen kapalı bir grup içinde gerçekleşen bu olay için kulüp aşağıdaki sözlerle özür diledi.
“İlgili kısım, iletişim grubundaki yeni bir üye tarafından internette halihazırda var olan bir içerikten kopyalanarak üyelerimize gönderilmiştir.
Kulüp olarak maksadını aşan bu içeriğin neden olduğu tepkilerden dolayı çok üzgünüz ve özür diliyoruz.
İlgili üyemiz, bu maili İstiklal Marşı’mıza ve herhangi bir değere hakaret ya da saygısızlık kastıyla göndermediğini bildirmektedir. Kulüp yönetim kurulunun bilgisi ve denetimi dışında atılan bu maille ilgili olarak kulübümüzün gerekli adımları atacağını bildiririz.
Benzer bir olayın tekrarlanmayacağını temin ederiz.”
Bu özre rağmen geri kafalılar “milli değerleri” bahane ederek olayları büyütmeye devam etti.
Boğaziçi Üniversitesi ise yayınladığı açıklamada bu topluluk hakkında yaptırımlar uygulayacağını açıkladı.

Dün (17.10.2019) dolaşımda olan, muhtemelen provokasyon amaçlı bir tweet ise, kızını LGBTİ+ yuvası olduğu için Boğaziçi Üniversitesi’nden kaydını sildiren bir baba hakkındaydı.

Yandaş medyanın kalelerinden Takvim ise bugün yaptığı kulaktan dolma haberde “Boğaziçi Üniversitesi LGBT Çalışmaları Kulübü’nün İstiklal Marşı rezilliğinin ardından bir skandal daha patlak verdi. Boğaziçi üniversitesi kimya bölümü öğrencisi olan LGBT üyesi (İSİM) başörtülü öğrencilerin içeride olduğu esnada kadınlar tuvaletine girerek onları taciz etti” satırlarıyla adıyla sanıyla Boğaziçili bir Youtuberı hedef göstererek nefret suçu işledi.
Boğaziçi Üniversitesi’nin bu yobaz saldırılara karşı LGBTİ+ öğrencilerini korumak için alacağı önlemler merakla bekleniyor.
GZONE Türkiye’nin En Sevilen Kuir İçerik ve Eğlence Markası