Salı , 28 Nisan 2026

ONUR ÖZIŞIK YAZDI: BUDA MI, PEŞTE Mİ? BENCE BUDAPEŞTE

Takip edenler bilir, geçtiğimiz hafta yaşam yazarımız Yeşer Sarıyıldız ile beraber ufak çaplı bir Budapeşte seyahati gerçekleştirdik. Hani iş yoğunluğu, yakında duyacağınız Gzone’un sürpriz projeleri, yaz geldi, bahar havası derken gerçekten de bir buçuk yıldır ertelediğim bu tatili Yeşer’in ve yazı işleri müdürümüz Murat Renay’ın hacim kazanan çemkirmelerine dayanamayarak tam da geçtiğimiz hafta gerçekleştirdik. Aslında yaklaşık 10 yıl önce, henüz 20’li yaşlarımın başında 2 günlüğüne uğradığım ve fazla sıkıcı bulduğum Budapeşte’de geçirdiğim dört günün özeti tam anlamıyla MUHTEŞEM oldu!

https://www.instagram.com/p/BEhOaYmmtnQ/?taken-by=onur.ozisik

Tatilimizin başlamasına bir gün kala, Avrupa genelinde tam anlamıyla popüler olmadığını bilmeme rağmen Hornet üzerinde statümü ‘’Budapest till Sunday’’ yaparak Budapeşte konumundaki yakışıklıları araştırmaya başladım. Bir baktım ki çok eskiden tanıdığım Eren Can Demirel’de şehirde, tasını tarağını toplamış, okulunu transfer etmiş ve yerleşmiş. Tabii ki hemen uçaktan iner inmez kendimizi eve atıp, bir duş ve Eren ile buluştuk. İsteyenler Eren’in Budapeşte günlüklerini takip etmek için onu buraya tıklayarak Instagram’da takip edebilirler. İşte turist olarak gittiğimiz Budapeşte’de, Yeşer’in yaptığı binbir araştırma ve Eren’in yaşam izlenimleri sayesinde adeta oraya yerleşmişcesine dolaşarak deneyimlediklerime göre, Berlin ve Viyana karışımı bu şehirde her tur rehberinde bulamayacağınız, ama mutlaka yapmanız gerekenler:

https://www.instagram.com/p/BEbSXv_GkKo/?taken-by=yesersariyildiz

VINTAGE VE 2. EL MAĞAZALARI: Özellikle şehrin Peşte bölümünde adım başı neredeyse bir ikinci el mağazası var. Aman ben ikinci el mağazada ne bulacağım demeyin, şehirde gençlerin giyimlerden de gözlemleyeceksiniz ki, şehirde bir RETRO rüzgarıdır gidiyor. 3 liraya aldığım iki trençkotun yanı sıra, neler neler bulabileceğinize şaşırırsınız. (Macaristan’ın AB üyeliği olmasına rağmen, ülkede Euro değil Forint kullanılıyor. Bu sayede birçok şey Türkiye’den daha ucuz)

RUIN BARLAR: En ünlüsü Szimpla Kert, harabe olmuş binanın içine alabildiğince transforme edilmiş eski eşyalarla adeta bit pazarını andıran bir dekorasyon, şahane müzik ve open stage! Daha ne istersiniz? Dekorasyon fazla kasvetli gelebilir ama mutlaka gidip görülmeli!

EREN NABER? Bu bizim kendi aramızda yakışıklı bir erkek gördüğümüz zaman haykırdığımız kodumuz oldu. Aa bir naber geçti, aa bir tane daha! Şehirde o kadar çok yabancı öğrenci var ki, e Macarlar da fena sayılmaz. Kabul edelim, metrekare başına düşen yakışıklı sayısı birçok Avrupa şehrine kıyasla oldukça yüksek. 

tinder

NE HORNET, NE GRINDR, GERÇEKTEN TINDER: Budapeşte’de en çok işleyen Date bulma yolu Tinder. Saniyede 100 match ile rekor kırabilirsiniz. Benden söylemesi, yolunuz düşerse deneyin! Önce parmaklarınıza, sonra kolinize kuvvet!

https://www.instagram.com/p/BEdNftjmkPD/?taken-by=yesersariyildiz

UFAK UFAK KAHVE DÜKKANLARI: Yine adım başı olan kahve dükkanlarından, ödüllü olanın adı My Little Melbourne. Budapeşte’de Avustralya havası alacağınız bu kahve dükkanının Cold Brew’u muhteşem!

GOZSDU UDVAR: Yeşer’in dehasıyla tam da bu pasajımsı sokağın dibinde olan AirBnb’miz sayesinde her akşam burada yemek yedik, ya da içtik. Adeta bizim Karaköy, muhteşem barlar var. Mutlaka uğramalısınız! Şehirde iki tane daha olmasına rağmen burada Zing Burger’de bir burger yemelisiniz. Son zamanlarda yediğim en güzel burgerlerden.

https://www.instagram.com/p/BEjsjE6mtic/?taken-by=onur.ozisik

CIDER! CIDER! CIDER! Avrupa’da son yıllarda oldukça trend olan, kimine göre meyveli bira, kimine göre alkollü gazoz sayılabilecek olan Cider Budapeşte’yi de sarmış, sarmalamış.

TERÖR MÜZESİ: Macaristan yakın tarihi oldukça karanlık. Önce Sovyet işgali, sonrasında Nazi sömürmesi ve hemen akabinde yeniden Sovyetler. Gezdiğimiz birçok sanat dolu müzenin aksine beni en çok etkileyen ise bu dönemi anlatan Terör Müzesi oldu. Yaşanan idamlardan Nazi işkencelerine kadar, çok da uzak sayılmayacak bir tarihi döneme ait acı ve kasvet dolu anılardan oluşan bu müzeden çıkınca bir süre kendimize gelemedik. Görülmeye ve ibret alınmaya değer. (İçeride fotoğraf çekmek yasaktı, bu sebepten bir görsel çekemedik)


 


 

Kimsenin Yapamadığını Cem Adrian Yaptı!

Global müzik endüstrisinde sanatçıların kar marjını arttıran konulardan biriyse lisanslı ürünlerdir. Yıl 2016 olmuş, birçok pop yıldızımızın şişirme tıklamalarıyla cesaret edemediği bu girişime şapka çıkarılacak bir isim sessiz sedasız girişmiş ve oldukça da başarılı sonuç çıkarmış. Cem Adrian’ın Hümeyra Uçan tarafından tasarlanmış lisanslı ürünleri bence oldukça başarılı da olmuş. Cem Adrian ana akım magazin medyasından uzakta büyüttüğü kariyerine, yeni ve oldukça yüksek bir basamak daha koyarak, ‘’YouTube’da şu kadar tıklandım’’, ‘’Albümün çıktı, şu bara gidersem magazin beni çeker’’ mantığıyla gündeme gelmeye çalışan kaçak elektrikle aydınlanan yıldızlarımıza adeta ders veriyor. Bravo Cem!

https://www.instagram.com/p/BBQmKJeMXMu/?taken-by=ca_cemadrian

https://www.instagram.com/p/-3ciA-MXIe/?taken-by=ca_cemadrian

Cem Adrian’ın lisanslı ürünlerinin tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz…

Buna da bakın

RECEP ÖZDAŞ “BİHTER”İ YAZDI: İXNE BEYAZ KAMERA, Biraz da Kâfiye

Bence kendi hikayelerini anlatamayan ibneler başkalarının da hikayelerinde hep mezeler. Zaten kendi hikayeni anlatamıyorsan, sanat …