Deneyimli müzik yazarı Yavuz Hakan Tok, Hande Yener’in son albümü “Hepsi Hit Vol.2” üzerinden sanatçıyı ve sanatçının ekibinde yer alan Mert Ekren’i sert sözlerle eleştirdi.
Hayat Müzik sitesinde yayınlanan, Tarkan’ı ve Altan Çetin’i eleştirdiği ve diğer hataları için Hande Yener ve Mert Ekren’e ağır eleştiriler getiren bu yazının bir kısmı şöyle:
“Zamanın ruhu pişkinlik” yazdım geçenlerde Twitter’a. Ekleyin ekleyebildiğiniz kadar. Arsızlık, yüzsüzlük, utanmazlık, yalancılık… Hepsi aynı kapıya çıkıyor.
“Post-truth” çağında yaşıyoruz. 15 dakika süren bir yağışta doğal afete uğramış şehrin “seçilmiş” yöneticileri zerre sorumluluk üstlenmeyebiliyor örneğin. Siyasetçi bugün öyle yarın böyle söylediğini, yaptığını kolayca inkâr edebiliyor.
Yazdığı şarkı ciklet manisinden alıntı çıkan besteci susarak kapatabiliyor konuyu.
Şehrin bilmem kaç kilometre uzağında ruhsuz ve sevimsiz bir gökdelenin bilmem kaçıncı katında “doğayla iç içe, şehre beş dakikada mesafede” yaşadığımızı zannedebiliyoruz.
Parayla kiralanmış stantlara tepeleme yığılmış kitapların gerçekten çok sattığına gözü kapalı inanıyoruz. Aynı anda yüzlerce sinemada gösterime girmiş bir filmi böyle delice talep eden biziz sandığımız gibi.
Herkes kendi gerçeğini, doğrusunu uyduruyor; bize de inanmak, kabullenmek, öyle sanmak düşüyor.
Hande Yener’in yeni albümü “Hepsi Hit Vol.2”, geçtiğimiz günlerde Poll Production etiketiyle piyasaya sürüldü. Albüm, isminden de anlaşıldığı üzere Yener’in 2016’da yayımlanan albümünün bir devamı gibi görünse ve hatta bu albümdeki bazı şarkıların isimleri daha o günlerde duyurulmuş olsa bile iki albüm arasında gözle görünür farklar var.
Bir “post-truth” örneği olarak albümdeki her bir şarkının birer “hit” olduğuna inanmamızı dikte eden “Hepsi Hit” başlığı bile bu defa yeterli gelmemiş olacak ki, Hande Yener ve albümde ağırlıklı olarak şarkıları ve düzenlemeleri bulunan Mert Ekren görülmemiş türden bir tanıtım kampanyası yürüttüler albüm çıkmadan önce ve de çıktıktan sonra. “Tanıtım kampanyası” tabiri çok masum kaldı tabii. Düpedüz agresif ve kendi “iyi” malını başkalarının “çürük” malı üzerinden pazarlamaya çalışan, tabiri caizse “çirkef” bir kampanyaydı çünkü bu (neyin iyi neyi çürük olduğu konusu zaten tek başına sakat, o ayrı.)
Çok kaba bir benzetmeyle popçuları bir pazarda mal satmaya çalışan pazar esnafına benzetmek gerekirse (ki bu durumda gerekiyor), aslında hepsi aynı toptancıdan aynı malı aldığı ve sattığı halde tezgâhının konumu avantajlı, şekli şemaili gösterişli, müdavim müşterisi çok ve çığırtkanlılığı dikkat çekici olanın daha çok satış yaptığı çıkarımına varabiliriz. Ama mesela pazarcılar yan yana tezgâhlarda mal satmaya çalışırken bağıra çağıra “ondan alma benden al, onun malı kötü, benimki daha güzel,” demez. Orada bile o kadarcık da olsa bir centilmenlik, bir adap vardır.
“Evet ben bir ‘dünya starı’yım… Ama Temmuzun 7 gününü İstanbul konserlerine ayırabiliyorum. Yani düşün öyle starım. Hadi abi…”
“Allah’a şükür 19 yıldır bir numarayız emeğe saygı duyuyorum ve Hande Yener, Mert Ekren diyorum gerisi fıssssss.”
“Yıl olmuş 2017 hala darbuka ritmiyle bel, bilek kıvırıyorsun. Artık o beylik 2/4 lük ritm öyle kropop aranjelenmio, söylenmio.. Cidden bir yenileyin kendinizi.”
“Şaşkınlığınızı şarkı çıkıncaya saklayın.. Algılamaya Ram yeterse tabi”
Bu cümleler Mert Ekren’in Twitter’a yazdıklarından sadece birkaçı (“emoji”ler dışında aynen alıntıladım.) Hande Yener’in Tarkan ve “yok saydığı” rakibeleri hakkında söyledikleri basında genişçe yankı buldu zaten, Twitter’da yazdıkları ve RT ettiklerine hiç girmeyeceğim, çok uzar yazı çünkü.

Tüm söylenen ve yazılanlardaki agresifliği, adapsızlığı (özellikle de Ekren’in Altan Çetin’i ima ederek yazdıklarını) filan geçtim; ortada ciddi bir gerçeklik sorunu var.
“19 yıldır bir numara” kim mesela? Peki (yukarıdaki alıntılarda yok ama) Mert Ekren’in bir başka iddiasında dillendirdiği gibi Hande Yener’in bu yeni şarkıları sahiden Lady Gaga, Rihanna, Justin Bieber, yani MTV müziği standartlarında mı? Sahiden darbuka yok mu bu şarkılarda mesela? Ama ben duyuyorum. “Yuva kurmak”, “şükretmek”, “hakkını helal etmek”, “kaderi inkâr edememek”, “kalbin müebbet yatması” ve daha buna benzer nice alaturka tabir zırıl zırıl darbuka çalıyor şarkı sözlerinde, o nasıl olacak?
Pekala bana da kelime dağarcığı meramını anlatmakta zorlanan bir söz yazarının “özeten” diye Türkçe’de var olmayan bir kelime uydurması, sonra tıpkı “Kırmızı”dan “Mor”u türetmesi gibi Yener’in eski şarkılarından ilhamla “Yanıyorsan altını kısalım mı biraz?”, “Mutlu olma benden sonra” gibi cümleler devşirmesi 2/4’lük vuruştan daha “kropop” geliyorsa ne yapacağız?
Üreten herkes yaptığı işi en şahane zanneder. Zannetmese üretemez zaten. Buna amenna. Hepimiz popta yavan, suyunun suyu işlerden sıkılıyor, söylenip duruyoruz zaman zaman. Mesela ben de Tarkan’a söylendim albümünü yazdığım zaman. Ama bu üslupta değil. Bu bakış açısıyla da değil. “19 yıldır bir numara” olduğu yerde yazdığı “hit” şarkı sayısı bir elin parmağını geçmeyecek birisinin “hit” şarkı yazma konusunda en son laf söyleyeceği kişi Altan Çetin olabilir. “Edep ya hu!” derler adama.
Yazının devamı için buraya tıklayın

GZONE Türkiye’nin En Sevilen Kuir İçerik ve Eğlence Markası