Salı , 14 Temmuz 2026

ONUR ÖZIŞIK YAZDI: 4.5G UĞRUNA RONALDO’YU KUŞA ÇEVİRMEK

Maşallah, ne iyi oldu 4,5G’ye geçtik. Öyle böyle değil, hani herkesin dilinde bu 4,5G. Gzone’un yazı işleri müdürümüz Murat Renay bile geçtiğimiz gün ‘’Kız geçtin mi dörtbuçukgeye?’’ diyerek telefonundaki hız testini gözüme soktu. Bakıyorum da ne kadar mühim bir konuymuş bu 4.5G, memleketim ne de seviyormuş Internet’inin hızlı olmasını. Şunun şurasında yaptığımız şey Twitter’a girmek, Instagram ve Facebook’ta stalk yapıp, Snap Chat’ten Kerim Can Durmaz’ı izlemek değil mi?

Yani gündemimiz öyle bir 4.5G oldu ki, ne bombalar kaldı, ne Raza Zarrab’dan eser (Bu adamın adını da boyna şaşırıyorum). Ebru Gündeş’in de rutin konser programına dönmesiyle içimiz bir rahatlamadı değil hani (!).

https://www.youtube.com/watch?v=nU21Ypkc4cg

Tabii 4.5G gündemimizin bir diğer tarafı da, telekomünikasyon firmaların üstümüze üstümüze abandıkları reklamları. Hani hepsi de en hızlısının kendileri olduğunu iddia ediyorlar. Bunların arasında öyle bir tanesi var ki, vah vah diyerek kendimi yerden yere atmam sebep oluyor. Hani ne kadar para aldığı tartışma konusu (2 Milyon Avro civarı diye bir söylenti var) olan Cristiano Ronaldo’nun robot olup da sahada bir anda contalarının gevşeyip, malum devletimize ait markanın sim kartını kendisine entegre edilip eskisinden daha hızlı koşmasını izlediğimiz reklam (yukarıda izleyebilirsiniz). Yahu bu hangi muhteşem zekanın, hangi parlak yaratıcılığın ürünü diye diye kendimi parçalamama sebep olan bu şaheser reklamı yaratan arkadaşa iki sorum var:

  1. Senin eline Cristiano Ronaldo gibi bir moda ikonu, belki de dünyanın en fit vücutlu adamlarından da biri geçiyor. Adamı neden robot yapıp bizim beyin frekanslarımızla oynuyorsun?
  2. Hadi anlıyorum, böyle dünya standartlarında bir reklam filmi hazırlama arzusundayız. Bunun için de dünyanın en büyük yıldızlarından birini marka yüzü yapıyoruz, belki size göre bu gurur duyulası bir şey, ben pek bunda gururluk bir şey göremedim, sonucunda bunlar hep parayla ilişkili. Ayol adama neden Türkçe konuşturtmaya çalışıyorsunuz ki? Adamın bütün karizma yerle bir oluyor, üstüne bir de zaten Ronaldo’nun Türkçe konuşması hiç kimseye inandırıcı da gelmiyor. Robot dediğin zaten aksanlı bir konuşma da yapmaz, yani adamın robotluğu da o an suya düşüyor.

Sezen Aksu’nun Jazz yanı Bergüzar Korel’e nasip olmuş

Hani bazı şarkılar vardır, çok ellenmesini istemezsiniz, anılarınız saklıdır notaların arasında. Benim jenerasyonum için Sezen Aksu’nun ve şarkılarının öyle bir dokunulmazlığı vardır, belki bu sebepten olmadık insanların bu şarkıları tekrardan yorumlamalarını da görmezden gelip, hiç dinlememeyi tercih ediyorum. Haberlerde okumama rağmen, bu sebepten Bergüzar Korel’in hazırladığı Sezen Aksu şarkıları albümünün de çok üzerinde durmadım. Valla ne yalan söyleyeyim, Bergüzar Korel’den özür dilerim.

Albüm olabildiğince Jazz bir Sezen Aksu şarkıları albümü olmuş. Aykut Gürel’in çok naif düzenlemeleriyle, Bergüzar Korel’in iddiasız yorumu bence çok keyifle dinlenecek bir ‘’Coffee House’’ albümünü önümüze sermiş. Ülkemizde böyle projeler yaratılması da ayrıca desteklenmeli diye düşünüyorum. Albümün adının ‘’Aykut Gürel Presents’’ olmasını pek anlamamış olsam da, (Tamam düzenlemeler, prodüksiyon Aykut Bey’e ait de, şarkılar Sezen Aksu’nun. Sezen Aksu Presents olsa daha doğru bir sunum olurdu kanımca.) bence bir kulak verin. Favorilerimi soran olursa, ‘’Şarkı Söylemek Lazım’’, ‘’Seni Gidi Vurdumduymaz’’, ‘’Hayat Sana Teşekkür Ederim’’  ve ‘’Küçüğüm’’ bence dinlenmesi şart düzenlemeler olmuş.

Buna da bakın

RECEP ÖZDAŞ “BİHTER”İ YAZDI: İXNE BEYAZ KAMERA, Biraz da Kâfiye

Bence kendi hikayelerini anlatamayan ibneler başkalarının da hikayelerinde hep mezeler. Zaten kendi hikayeni anlatamıyorsan, sanat …