Pazartesi , 16 Mart 2026

KUIRFEST’TE 24 OCAK PAZAR GÜNÜ NELER VAR?

Yolculuğuna 14 Ocak’ta Ankara’da başlayan, iki gündür de etkinlikleri ve gösterimleriyle İstanbul’un konuğu olan Pembe Hayat KuirFest bu yılki macerasının sonuna geliyor. Festival kapanırken, oyunbaz ve kural tanımaz sinemasıyla Chantal Akerman’ı bu kez İstanbul’da anıyor ve KuirFest seçkilerinden henüz İstanbul’da gösterilmeyenleri seyircisiyle buluşturuyor.

Anısına: Chantal Akerman

Pembe Hayat KuirFest, geçtiğimiz Ekim ayında hayatını kaybeden, feminist sinemanın en önemli isimlerinden Belçikalı yönetmen Chantal Akerman’ı, yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi Ben, Sen, O (Je, tu, il, elle, 1975) ile anıyor. Akerman’ın henüz 24 yaşındayken çektiği, kadın bedeni ve cinselliği üzerine tabu yıkan bir başyapıt olarak değerlendirilen film, biçimsel özgünlüğüyle de sinema tarihinin en provokatif yapımlarından biri. Mutlaka sinema perdesinde izlemenizi önerdiğimiz Ben, Sen, O bugün 16.45’te Fransız Kültür Merkezi’nde.

Kuir Kısalar’da Bugün

Pembe Hayat KuirFest’in beşinci yıl sürprizlerinden kısa film yarışması filmlerinin gösterimleri bugün sona eriyor. Seçkide yer alan Kusursuz Gelecek (The Future Perfect, 2015), Sahil Havası (La Météo des Plages, 2014), Geçen Zaman (Det bor inga bögar i Bollebygd, 2015) ve Kim Olursa (À qui la faute, 2015) saat 13.30’da Goethe Enstitüsü’nde izlenebilir.

Başrollerini Star Trek’ten tanıyacağınız Zachary Quinto ile Mad Men’de yer alan Robert Baker’ın paylaştığı Kusursuz Gelecek, minimalist üslubu ve prodüksiyon kalitesiyle dikkat çekiyor. Festivallerde adından övgüyle söz ettiren Sahil Havası, çocuk sahibi olmak isteyen lezbiyen çift Alice ve Louise’in, arkadaşları Tom’dan yardım istemelerini konu alıyor. Geçen Zaman, işten sonra arkadaşlarıyla dışarı çıkan 20’li yaşlarındaki Niklas’ın, liseden beri görmediği Adam’la karşılaşması üzerinden pişmanlıkların telafisinin cesaretten geçip geçemeyeceği üzerine kafa yoruyor. Fransız yapımı Kim Olursa ise ergenlik çağındaki bir grup genç kadının yaz kampına konuk oluyor ve hâkim normların, bağnazlığın ve homofobinin bireyler üzerindeki travmatik etkilerini gözler önüne seriyor.

Bugünün ‘qÜLT’ü: Diğerlerinden Farklı (Anders Als die Andern)

Pembe Hayat KuirFest, festivalin son gününde takipçilerini çok özel bir yapımla, sinema tarihinin ilk LGBT temalı filmlerinden Diğerlerinden Farklı (Anders Als die Andern, 1919) ile bir araya getiriyor. Filmin başrolünde, dışavurumcu sinemanın başyapıtlarından Dr. Caligari’nin Muayenehanesi’nde (Das Cabinet des Dr. Caligari, 1920) Cesare’yi canlandırarak üne kavuşan Conrad Veidt yer alıyor. Bir şantaj öyküsü olan filmin çekildiği dönemde, Alman anayasasının eşcinselliği bir suç olarak kabul eden 175. maddesi hâlâ yürürlüktedir. Bu madde pek çok eşcinselin hayatını karartmaktadır, tıpkı filmde hikâyesi anlatılan keman virtüözü Paul Körner gibi. Çekildiği dönemde büyük ilgiyle karşılanan ancak Nazi iktidarında imha edilen filmin Münih Film Müzesi tarafından bulunan parçalarından tekrar oluşturulan kopyası bugün saat 17.30’da Goethe Enstitüsü’nde gösterilecek.

‘Gökkuşağının Altında’ Bugün

KuirFest İstanbul yolculuğunun son gününde, ‘Gökkuşağının Altında’ bölümünün son filmini izleyicileriyle buluştuyor. Yeşilçam filmleri ile erken dönem Almodóvar yapımlarını anımsatan Meksika yapımı Yalnız Yıldızlar (Estrellas Solitarias, 2015), arkadaşlıklarının test edilmesi üzerinden iki trans kadın karakterin acı tatlı dünyasına yakından bakıyor. Asla düşmeyen bir tempoyla seyircisini sürekli eğlendiren, punk-rock ruhuna sahip bir melodram olarak tanımlayabileceğimiz Yalnız Yıldızlar saat 13.00’te, Pera Müzesi’nde gösterilecek.

‘Kuir Belgeseller’

‘Kuir Belgeseller’ bugün kuir sinemanın öncü isimlerinden Barbara Hammer’ın New York prömiyerini MoMA’da (The Museum of Modern Art) yapan filmi Bu Eve Hoşgeldiniz’i (Welcome To This House, 2015) ağırlıyor. Film, Pulitzer ödüllü Amerikalı şair Elizabeth Bishop’un bilinmeyen dünyasının, aşklarının, dostluklarının ve lezbiyen bir sanatçı olarak var olma mücadelesinin izlerini, şairin yaşadığı mekânların derinliklerinde sürüyor. Bu Eve Hoşgeldiniz, 14.30’da Fransız Kültür Merkezi’nde izlenebilir. Geçtiğimiz yıl prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nde En İyi Belgesel – Teddy ödülü alan Yeni İnsan (El Hombre Nuevo, 2015) da bugünün kuir belgesellerinden. Latin Amerika’nın 1970’lerden günümüze dek süren siyasi kargaşası içinde, kendi geçmişinin izini süren, cinsiyet inşa sürecindeki trans bir kadının hikâyesini anlatan film, 14.30’da Fransız Kültür’de izlenebilir.

‘Kuir Yoldaşlık’

Pembe Hayat KuirFest, geçtiğimiz Eylül ayında talihsiz bir trafik kazasında kaybettiğimiz LGBTT aktivistleri Boysan Yakar ve Zeliş Deniz’in anmak için onların Beyaz Atlı Prens Boşuna Gelme (2009) ve Yürüyoruz (2006) belgesellerini gösteriyor. Filmleri saat 15.30’da Goethe Enstitüsü’nde ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

Beyaz Atlı Prens Boşuna Gelme, Zeliş Deniz’in yönetmenliğini Aykut Atasay ve İzlem Aybastı ile birlikte üstlendiği, yapımcılığını ise Lambdaistanbullu Kadınlar’ın yaptığı kolektif bir çalışma. Filme adını veren slogan filmden birkaç yıl önce gerçekleşen 8 Mart yürüyüşünde üretilmişti. Kadınların var olmaları için erkeklere ihtiyaçları olmadığına vurgu yapan Beyaz Atlı Prens Boşuna Gelme, daha önce Türkiye sinemasında işlenmemiş bir konuya eğilerek, neredeyse yok sayılan eşcinsel kadınların yaşadıkları temsil sıkıntısına dikkat çekiyor. Boysan Yakar ve Aykut Atasay’ın yönettiği Yürüyoruz, 2006 yılının Ağustos ayında Bursa Gökkuşağı Derneği’nin LGBTT bireylerin ifade özgürlüğünün engellenmesini protesto etmek üzere gerçekleştirecekleri yürüyüşün ve basın açıklamasının, Bursaspor forması giyen saldırganlar ve kolluk kuvvetleri tarafından engellenmesini konu alıyor. Ayrımcılığı, homofobiyi, transfobiyi ve faşizmi bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren belgesel, 2007 yılında !f İstanbul seyircisiyle bir araya gelmiş ve büyük yankı uyandırmıştı.

Buna da bakın

GZONE OUR PRIDE PARTİSİ 14 HAZİRAN CUMA YENİDEN İZMİR’DE

İlki çok ilgi gören, GZone Our Pride partisi, yoğun istek üzerine, OKEY’in katkılarıyla 14 Haziran …