Kurtlar Vadisi’nin “Memati”si Gürkan Uygun, Hürriyet gazetesinden İzzet Çapa’ya verdiği röportajda şöhretini eşgal bozukluğuna borçlu olduğunu söyledi.
Hürriyet’te yayınlanan İzzet Çapa’nın yazısı ve söyleşisinden öne çıkanlar şöyle:
Hani bazı roller oyuncunun üzerine yapışır derler ya; belki de bunun en büyük handikabını yaşayan isimlerin başında geliyor Gürkan Uygun. Öylesine zihinlere yer eden bir karakter ortaya koydu ki Kurtlar Vadisi’nin “Memati”sinde, çoğumuz adını bile bilmiyoruz; kısaca Memati diyoruz… Ancak öte yandan oyunculuk mesleğine ömrünü adayacak kadar da tutkun bu işe. Şimdilerde Geym of Bizans’taki komik Gazi Magosa tiplemesiyle güldürüyor sevenlerini. Pek yakında da yeni dizisinde, yine bir başka ağır abi rolünde izleyeceğiz onu. İşte bu pazar müthiş esprili, bir o kadar da eğlenceli, ailesine ve işine her şeyin ötesinde bağlı, güler yüzlü bir oyuncuyla, Gürkan Uygun’la konuştum. Ben onda, dizilerde gördüğüm o sert adamın tam da aksine, yumuşacık bir yürek buldum. Bakalım sizler neler göreceksiniz?
KARAKTER OLARAK ŞİDDETE HİÇ YATKIN DEĞİLİM
Memati sizlere ömür… Peki sen içindeki Memati’yi öldürebildin mi?
– Aslında her insanın içinde gördüğü haksızlığa anında müdahale edip onun infazını yapmak gibi hayat içerisinde gerçekleştiremeyeceği pek çok his var. Bu şiddet duygularının açığa çıkması da sosyoekonomik veya psikolojik durumlara göre değişiyor.
Ordinaryüs profesör gibi konuşmayı bırak da soruya cevap ver!
– (Gülüyor) Tabii ki bir oyuncu olarak benim de içimde gösterebileceğim bir şiddet duygusu mevcut ama karakter olarak inan ki hiç buna yatkın değilim. Hayatımda topu topu iki kere kavga etmişliğim vardır, onların da biri ilkokul diğeri ortaokuldaydı.
Senin için hayat verdiği o meşhur rolün tam tersi diyebilir miyiz?
– Memati’nin benim dünyamla yakından uzaktan bir alakası yok! Aksine benim uzlaştırıcı bir yapım vardır. Her zaman denge unsuru olmaya çalışırım. Yaşadığım tüm gerilimler kendi içimdedir. Memati ise istediğini yapabilen, racon kesen, arzu ettiğini infaz eden sanal bir kahramandı sadece.

İSTER MAFYA BABASI, İSTER TRANS BİREY OLSUN, HER KARAKTERİ OYNARIM
Yenge karışıyor mu rol seçimlerine?
– Yok, hepsine kendim karar veriyorum. İster mafya babası, isterse de bir trans birey olsun, o rolün altından kalkabileceğime inanırsam her karakteri oynarım.
Geym of Bizans’ta erkeklerin derede toplanıp çamaşır yıkadığı sahne çok komikti. Normal hayatta da iyi çamaşır yıkar mısın?
– Aaa tabii, çok iyi çamaşır yıkarım ama makinede (kahkahalar).
Şöyle arkana yaslanıp kimi seyretmekten haz alıyorsun?
– Yahu şimdi aklıma pek çok isim geliyor ama Haluk Bilginer’in rolü nasıl algıladığını, işe nasıl baktığını görmek büyük bir keyif. Onun gibi bazı oyuncular var ki, izlerken resmen ders alıyorsunuz. Seyretmek bir yana Haluk Abi’yle çalışmak da ayrı bir şans ve zevkti benim için.
Kaynak: Hürriyet
Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayın…
GZONE Türkiye’nin En Sevilen Kuir İçerik ve Eğlence Markası