29 yaşındaki Can Akerson ilginç bir performans gerçekleştirdi. Bireysel varoluşa dikkat çekmek amacıyla kolları sıvayan Akerson, Şirinler’den yola çıkarak bir manifesto yayımladı. Ona katılmak isteyenlerle birlikte bir ekip oluşturdu. Etkinlik/eylem günü maviye boyandılar ve Kadıköy sokaklarına yayıldılar…
Hürriyet Pazar’dan Güliz Arslan’ın haberi şöyle:
KİM?
Adım, Can Akerson ama ‘Cani’ (a’sı kısa okunuyor) olarak tanınıyorum. Fevziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları’nın son varislerinden biriyim. Annem eski ressam, çağdaş bale topluluğunun ilk dansçılarından; Nur Kermen Akerson. Babam eski şarkıcı, belgesel yönetmeni, gazeteci Cihan Akerson. Üç kardeştik, ben bebekken en büyük abim vefat etmiş. Küçük abim 2011’den beri Paris’te çalışıyor. Uzun yıllar futbol oynadım. Yeditepe Üniversitesi’nde Grafik Tasarım okudum. Yine aynı okulda Plastik Sanatlar yüksek lisansı yaptım. Kadın ve kimliği üzerine bir kitap yazdım. İki üniversiteden hocalık teklifi aldım, şimdi onları değerlendireceğim. Kitabımı bastıracağım. Doktoraya devam edeceğim. Yapmak istediğim yeni sanat projeleri var.
DERDİ NE?
Üç şey arıyorum: Bir; öte dünyalar. İki; insanlara zevk vermek. Üç; para.

ŞİRİNLER PROJESİ NEREDEN ÇIKTI?
Geçen yıl Cadılar Bayramı’nda, Kıbrıs’ta bir bara gitmiştim. Şirinler kostümlü iki kişi gördüm. “Ben hangi Şirin olurdum?” diye düşündüm hemen. Çocukken Sakar Şirin gibi mesleğiyle değil de karakter özelliğiyle ön planda olan Şirinler’i daha çok severdim. Kitabımda da bireysel varoluşa değiniyorum. Bu konuyu Şirinler konseptli bir performansla da anlatabileceğimi düşündüm. Hayat hikâyemi gözden geçirdim ve ‘Çokyönlü Şirin’ olmaya karar verdim. İstanbul’a döndükten sonra da bir manifesto yazdım ve ekip toplamaya başladım.
MANİFESTODA NE ANLATILIYOR?
Şirinler Köyü’nde herkes köle gibi çalışıyor. Bir tek Şirin Baba rahat. Çünkü doktorluk, büyücülük gibi en kral işleri o yapıyor. Şirine köydeki tek kadın. Hep Şirin Baba’nın etrafında… Somurtkan Şirin, Sakar Şirin, Yakışıklı Şirin arka planda. Oysa onlar sistemin köleleri olarak değil, bireysel varoluşlarıyla kimlik kazanmış Şirinler. Ama Şirin Baba onları önemsemiyor. İşte biz buna karşı çıkıyoruz. ‘Mentor Şirin’le (Gün Akıncı) birlikte bunu konuşurken Gargamel bizi kaçırıyor. Esaretimiz sırasında Gargamel’in aslında kötü bir adam değil, sosyalleşemediği için mutsuz bir adam olduğunu anlıyoruz. Şirin Köyü’ne dönerken artık insanlardan saklanmıyoruz. Bizi görüp beğenen kadınlar Şirine’ye dönüşüyor. Meğer sorun Gargamel’de ya da diğer insanlarda değilmiş. Bizi onlardan korkutan Şirin Baba’daymış. Dışarıdaki dünyadan korkutan ‘baba’lardaymış yani! Bunu fark ettikten sonra Şirin Baba’yı öldürüyoruz, köyü yakıyoruz ve sadece sevdiğimiz Şirinler’i kurtarıyoruz.

ETKİNLİK GÜNÜ NELER OLDU?
Bu manifestoyu gönderdiğim dostlarıma da “Aynaya bakın, kendinizdeki o özelliği bulun ve o özelliğin Şirin’i olun” dedim. Kısa zamanda şöyle Şirin ve Şirine’lerimiz oldu: Binbirsurat Şirine, Aşırı Şirine, Aylak Şirine, Aynen Şirin, Dengeli Şirin, Edepsiz Şirine, Fenomenel Şirine… 25 Aralık’ta kimi tamamen, kimi biraz maviye boyandı. Ve şehre yayıldık…
Benim o halimle insanlardan aldığım tepkiler normalde aldıklarımdan çok da farklı değildi. Mavi olmasam da dikkat çeken bir tipim var. Kadın sananlar bile oluyor. ‘Şirinken’ benimle iletişime geçmekte hiç güçlük çekmedi insanlar. Normalde bakıp anlam veremedikleri Cani, Çokyönlü Şirin olunca anlamlı bir benlik oldu. Önlerinden geçtiğim çiçekçi ablalar çiçek hediye ettiler mesela!
ŞİRİNLER GİBİ ONLAR DA KOMÜNİST Mİ?
Hayır. Bu, konuştuğumuz bir konu bile değil. Herkesin görüşü kendine. Ben komünist değilim. Kapitalizmin içindeki virüsüm. Bu sistemden en kötü etkilenenlerden biri belki de benim. Özel uçaklarla gezerken ailem iflas edince otostop çekecek duruma gelmiştim. Ama o koşullarda da varolmasını bildim. Kapitalizmi sevmeyenler para kazanma meselesini çözememiş olanlar. Bence muhteşem bir sistem. Diyarbakırlıyla Selanikliyi, Nijeryalıyla Kızılderiliyi buluşturabiliyor. Ama tabii güzelliğini yaşamayı bilirsen.
BİR DAHA NE ZAMAN ŞİRİN OLACAKLAR?
Şirin karakterlerimiz hep bizimle artık. Bir grubumuz var, kendi aramızda oradan yazışıyoruz. Ama bundan sonra sadece özel durumlarda maviye boyanacağız. Ben mavi olarak bir defileye katılmayı çok istiyorum mesela.
Kaynak: Hürriyet
GZONE Türkiye’nin En Sevilen Kuir İçerik ve Eğlence Markası