Pazartesi , 13 Nisan 2026

BURAK ÖZÇİVİT: 29’UMDAN SONRA SAKİN BİR ADAM OLDUM

Son filmi ”Kadeşim Benim” ile gündemden düşmeyen Burak Özçivit, Hürriyet Gazetesi’nin meraklı gazetecisi İzzet Çapa ile çok özel bir röportaj gerçekleştirdi. Kariyerinden özel hayatına kadar birçok merak edileni cevaplayan yakışıklı oyuncu, eskiye nazaran, artık daha sakin bir adam olduğunu itiraf etti. İşte bu çok özel röportajdan öne çıkan başlıklar:

*Üç yıl önce röportaj yaparken karşımdaki söyleyeceği kelimeleri tek tek seçen, kasım kasım kasılan, ürkek adam gitmiş yerine son derece rahat bir Burak gelmiş. Ne oldu, bütün korkularını çöpe mi attın?
– Bence her insan korkmalı; asıl korkmuyorsa büyük bir sorun var demektir. Önemli olan onlarla yüzleşmek! Bu bilince vardıktan sonra cesaretli olabiliyorsun. Evet eskiden çok daha kontrollü bir tiptim ama artık kontrolü de yer yer kontrol etmek gerektiğini öğrendim. Mesela hayal gücüm her zaman benden çok öndeydi. Bu durum da sürekli plan yapmama sebep oluyordu. Kafamdakiler sonuca ulaşamadığında büyük motivasyon kaybı yaşamaya başlıyordum. Artık hayal gücüme dizgin vurmayı becerebiliyorum. Kim bilir belki de bunlar hayatın bana “Eyvallah” diyebilmeyi öğretme şekliydi.

*İçine Aşkım Kapışmak mı kaçtı, yoksa yaşlanıyor musun? Nedir bu Ferrari’sini Satan Bilge ayakları?
– Sen benimle bayağı kafa buluyorsun (kahkahalar). 29’undan sonra çok değişiyor insan.
Hep derlerdi “30’una bastın mı bambaşka bir ruh haline bürünüyorsun” diye de inanmazdım. Ama yaşayınca görüyorsun. Baksana ne kadar sakin bir adam oldum!

YAŞAM KOÇUNA AYIRACAK VAKTİM Mİ VAR

*Doğru söyle, modaya uyup yaşam koçu falan mı tuttun kendine?
– Benim yaşam koçuna falan ayıracak vaktim mi var abi ya? Bu aralar bırak görüşmeyi, yaşam koçu bana ancak Whatsapp’tan mesaj gönderebilir (gülüyor).

*Yazık çok mu yoruyorlar bu yakışıklıyı! Fazla mesai mi yapıyorsun?
– Dur, buna cevap vermeden önce, yaşam koçuma danışmam lazım (kahkahalar).

*Vay be, bayağı bayağı stand-up’çı olmuşsun…
– (Gülüyor) Oğlum şaka bir yana, haftanın 6 günü, günde 18 saat setteyim. Çalıkuşu 120 dakikaydı, “yoruluyoruz” diye dert yanıyorduk. Kara Sevda 150 dakika, düşün ne durumdayız!

*Sizin sektörden kime merhaba desem “Yerli dizi yersiz uzun” diye ağlamaya başlıyor.
– Ben işkoliğimdir, ne kadar yorulursam yorulayım hep işimin arkasında durur söylenmezdim ama gel gör ki 150 dakikalık dizi çekmek, bir yerden sonra gerçekten insanın kendiyle imtihanına dönüşüyor.

*Tükenmişlik sendromuna falan yakalanmadan sınavı verebildin mi bari?
– Öyle sendrom falan yok çok şükür! İşine aşık tarafım her zaman “Dayan, yola devam Burak” diyor ama hem zihinsel hem de fiziksel olarak inanılmaz yorumluyoruz.

Kaynak: Hürriyet
Röportajın tamamını okumak için buraya tıklayın…

Buna da bakın

RECEP ÖZDAŞ YAZDI: AFTER SUN, CALL ME BY YOUR NAME’E BİN ÇEKER, NİYE Mİ?

After Sun, Call Me By Your Name‘ e bin çeker. Niye mi?   Çünkü film hatırlamak …