Gzone Dergi Moda yazarı Serdar Egemen, Moda ve müzik ilişkisini yazdı…
(Bu Yazı GZONE DERGİ Mayıs 2015 sayısında yayınlanmıştır)
Moda kendine kaynak yaratma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmedi ve çekmeyecek. İster bir böceğin kanadı, isterse bir romanın kahramanı her zaman için modanın başlangıç noktasını oluşturabilir. Fakat söz konusu müzik olduğu zaman işin rengi değişir. Moda kavramından bahsetmeye başladığımız yıllardan itibaren müzik modanın üzerindeki etkisini hissettirmiştir.Moda tarihinin tozlu sayfalarından size bu savımı destekleyecek onlarca örnek sunabilirim. Fakat sizinle en kendiliğinden gelişenlerinden biri olan ve kitleleri peşinden sürükleyeninden bahsetmek istiyorum. Zaman 1940ların başı…
Masmavi gözleri, fötr şapkası ve incecik vücudu ile 1941 yılında Amerika semalarında bir güneş gibi parlamaya başlayan bir adam var karşımızda. O zamanlar için bir erkeğin ağzından dökülmesine pek alışık olunmayan sözlere sahip “I Will Never Smile Again” isimli şarkısı ve ona hayat veren muhteşem sesi ile bir anda bütün herkesin ilgisini çeken bir adam. Frank Sinatra. Çok yakışıklı olmamasına rağmen ilerleyen yıllarda dünyanın gelmiş geçmiş en güzel kadınlarından biri olarak nitelendirilen Ava Gardner ile evlenecek olması kendisindeki mevcut şeytan tüyünün bir göstergesidir ki bu özelliği daha meşhur olmaya başladığı ilk yıllarda kadın hayranlarını etkilemekte de oldukça işine yaramıştır. Bu arada gönül ilişkilerinin sadece Ava ile sınırlı kalmadığını, yazacak olsam neredeyse bir sayfamı sadece bu listeye ayırmam gerekeceğini belirtmeliyim. Burada önemli olan Frank Sinatra’nın ne kadar etkileyici bir adam olduğunun altını bir kaç defa çizme isteğimdir ki bu vesile ile konuya tatlı, yumuşak bir geçiş yapabilelim. Mevcut çekicilik ve belki de bir daha dünya tarihine benzerinin gelmeyeceği bir ses birleşince elbette çoğunluğu genç yaştaki kadınlardan oluşan bir hayran kitlesinin oluşmaması mümkün değildir. Ancak buradaki kitleyi asla ve asla bir Murat Boz, One Direction, Justin Bieber gibi isimlerin hayran kitleleri ile karıştırmamak gerekiyor. Bu öyle büyük bir tutkudur ki bütün dünyayı sarsan bir dünya savaşının bütün yıkımlarını, zorluklarını kitlelere unuttursun. Konserler sırasında kendinden geçenleri, intihar edenleri, çığlıklar atanları anlamlandırmak ve bu fanatizmin neden ve sonuçlarını araştırmak için sosyolog ve psikologlar bir araya gelsin. Belki şu anda gözünüzde canlandırdığınız zaman size çok yabancı gelmeyebilir ama bu çılgınlığın yaşanmaya başlandığı Amerika’nın aynı dönemlerde savaşta olduğu ve 500.000 askerinde bu süreçte öldüğünü söylersem SINATRAMANIA oluşumunun boyutlarını algılayabilirsiniz ki bu oluşum dünyada kitlesel hayranlık kavramının ilk örneği olarak kayıtlara geçmiştir.
Olmadı Serdar Egemen bu da bizim çılgınlığın boyutunu anlamamız için yetmedi derseniz o zaman sizi “ Bobby Soxer’s” ile tanıştırmak boynumun borcu olur. Yaşları genellikle 12-25 arasında değişen ve kendilerini Bobby Soxer’s olarak adlandıran bu kadınlar giysi tercihleri ile çığ gibi büyüyen yeni bir moda akımı oluşturmuşlar ve modanın tarihinde kendilerine yer bulmuşlardır. Oxford ayakkabılara benzeyen ve genellikle iki renkli olan “saddle shoe”lar, onların görünmesine imkan veren kabarık kloş etekler ve kısa paça pantolonlar, ön kısmı kabartılarak toplanıp geri kalan kısmı dağınık dalgalı bırakılan saçlar, kazakların içerisinden görünen bebe yakalı gömlekler ve bileklere kadar düşürülüp soket havası kazandırılan beyaz çoraplar bu akımın olmazsa olmazları olarak karşımıza çıkmaktadır. Kolejli, genç, dinamik ve eğitimli kız tasviri olan bu görünüm bir nevi Frank Sinatra hayranlarının kimlik göstergesi olmuştur. O zamana kadar gençleri peşinden bu denli sürükleyen bir moda akımının olmaması da Bobby Soxer’s ekolünün namının geçmişten günümüze gelmesini sağlamıştır. Öyle ki 74 yıl sonra doğdukları yerden çok uzak kıtadaki bir ülkenin büyük, alışılmadık, başarılı işlere imza atan bir dergisinin Mayıs sayısında kendilerinden bahsedilmesi de bunun göstergesidir. İyi ki gençliğinizin ateşi ile savaşa karşı durmuş, hayranlığın doruklarında dolaşmış ve müziği iliklerinizde hissederek onu bir moda akımının ateşlenen fitili olarak kullanmışsınız. Sizi hala çok seviyoruz Bobby Soxer’s lar.
GZONE Türkiye’nin En Sevilen Kuir İçerik ve Eğlence Markası